5.AY BEBEK GELİŞİMİ

5.AY BEBEK GELİŞİMİ

Bu ay sonunda bebek doğumdaki kilosunun yaklaşık iki katına ulaşacaktır. Bu aydan itibaren, birinci yaşının sonuna kadar her ay yaklaşık 500 gr almalıdır. Ancak kilosu her zaman aynı ölçüde artmayabilir. Kilo aldıkça bebeğinizin kendi fiziksel sınırlarını keşfetme konusundaki ilgisi de artacaktır. “Uçak” hareketini sıkça deneyecektir; karnının üzerine yatırıldığında kollarını ve bacaklarını iki yana açar ve kafasını yukarı kaldırır. Bu, sırt ve boyun kaslarını geliştirmek için mükemmel bir harekettir. Gelişimi normal devam eden bir bebek bu ay sonunda bir ayağını göbeğine kadar kaldırabilir; hareketli bir bebek ise karnının üzerindeyken her iki ayağını da iterek yatakta ilerleyebilir.

Beş aylık bebek muhtemelen artık kolayca yatağında sırtüstünden yüzükoyun, yüzükoyun durumdayken sırtüstü dönebiliyordur; her iki tarafa da dönmeyi ise birkaç hafta içinde tamamlayacaktır. Dönüşleri öğrenmesi için biraz yardıma ihtiyacı olabilir.

Minik bebek artık zamanının büyük bir kısmını en son geliştirdiği motor becerilerini denemekle geçirecektir; yani “konuşma”, “dinleme” ve uzanabileceği her şeyi “keşfetme”. Sabahları, adeta sabırsızca, çabucak ve tamamen uyanır. Her zaman değilse de, bebeklerin çoğu genelde ailenin diğer bireylerinden önce uyanır. Eğer uyandığında bir süre kendi kendine oyalanıyorsa, biraz daha uyuma şansı var demektir; bunun için akşam yatarken yatağına sevdiği birkaç oyuncağı koymak yararlı olur. Bebekler bazen, gün içinde sadece bir uykuyla yetinebilir. Uyumaya niyetli görünmese bile, bir süre dinlenmesi ve rahatlaması için yatağına konulabilir.

Artık oturabildiği için pusetiyle dolaşmak bebeğe keyif vermeye başlar. Etrafında görecek, koklayacak ve duyacak öylesine çok şey vardır ki... Eğer henüz oynayacağı bir aynası yoksa, kırılmayan bir tane edinmenin zamanı gelmiştir. Tabii, kırılmayan bir ayna olmasına dikkat etmelisiniz. Aynadan annesini ve kendisini birlikte seyretmekten de hoşlanacaktır.

Beşinci ayda bebek artık ana kucağında da rahatlıkla hareket edebilmektedir ve mama sandalyesinde de oturabilir. Artık ona bir yaylı salıncak ya da benzer bir oyun sandalyesi alınabilir. Bebek yardımsız ve tam olarak oturana kadar yemeklerini ana kucağında vermeye devam etmek uygun olacaktır.

Bu ay bebeklerin emme ihtiyacında artış olabilir, bunu daha çok sakinleşmek ve dinlenmek için yaparlar. Bazı bebekler bu dönemde el parmakları gibi ayak parmaklarını da emerler. Bebeğin uzanma ve ulaşma isteği de gelişmektedir. Bu dürtü, emeklemenin temelini oluşturur. Her ne kadar uzağa ulaşamasa da gözleri ellerine rehberlik eder. Bir elindeki nesneyi diğerine rahatlıkla geçirebilir veya iki eliyle birden kavrayabilir. Bu keşiflerinin bir parçası olarak nesneleri ağzına götürmesi kaçınılmazdır, ancak şimdi durum biraz daha farklıdır: ağzına götürdüğü her şeyi çiğner.

Bebeğiniz artık farklı eylemlerden farklı sonuçlar çıktığını öğrenmeye başlamıştır, biberonu tutuşundan veya bir oyuncağı kavramasından bunu anlaşılabilir. Düşen bir nesneyi gözleri ile arar, fakat bir nesneyi sakladığınızı görse bile isterse onu bulabileceğini düşünemez. Ancak elleri göz hizasından kaybolsa bile onların nerede olduğunu biliyordur.

Artık cinsel organını da keşfetmeye başlamıştır. Birçok ebeveyn bu yeni gelişmeden fazla memnun olmaz. Ancak bebek, tıpkı parmaklarını ve ayaklarını keşfettiği gibi cinsel organını da hissederek ve kurcalayarak keşfedecektir. Bu bölgeyle özel olarak ilgilenmelerinin tek sebebi, bu alanın vücudundaki diğer bölgelerin aksine genelde kapalı olması ve her istediğinde ulaşamamasıdır. Yaptığının “kötü” veya “kaka” olduğunu anlatmaya çalışmak yerine tanımasına izin verilmelidir. Sosyalleşme bebek ve bebeğin yanındakiler için giderek daha eğlenceli bir hal alır. Artık dudaklarını büzer, tükürür, agu’lar yapar ve hatta dilini çıkartır. Daha birçok hareketi taklit etmeye çalışır. Çıkardığı sözler, duyduğu seslerin taklidi gibidir. Sanki soru sorarmış gibi, çıkardığı seslerin son hecesinde sesini yükseltir. Çıkardığı seslere verilen olumlu tepkiler onu cesaretlendirir ve sesini çok daha sık kullanmaya başlamasını sağlar. Tabii, ne dediğinin pek farkında değildir, ancak bir süre sonra bağlantı kurmaya başlar. Bu arada annenin de bu heceleri beraber taklit etmesi çok hoşuna gidecektir.

Bir sonraki ay içinde “insan yadırgama” belirtileri ortaya çıkabilir. Bebek aniden aile dışından olanlara tepki vermeye başlar ve yanına gelen bu “yabancıların” yüzlerini uzun uzun inceleyebilir. Bebeği çok sık göremeyen aile büyüklerine bu durumu açıklamak bazen zor olabilir. Eğer bebeğin, onları güvenli bir yerden (örneğin annenin kucağından) inceleme şansı olursa, sosyalleşmesi daha kolaylaşır. Bu “yabancılara” bebeğe nasıl yaklaşacakları konusunda yardımcı olmak gerekir; genel olarak önce bebeği görmezden gelmeleri iyi bir yol olabilir. Bu durum bebeğe yabancıyı inceleme ve ilk adımı atma şansını verir. Tabii eğer bu “yeni arkadaşları” sevdiyse!

Evi bebeğe göre yeniden düzenlemek için bu emekleme öncesi dönem uygun olabilir. Daha şimdiden bir bardağı yere atabilir, sıcak çay bardağına elini sokabilir, elektrik fişlerini çekebilir ve daha birçok şekilde kendine zarar verebilir. Kırılacak ve bebeğe zarar verebilecek objeleri ortadan kaldırmanın tam zamanıdır. Bebek hareketlendikçe, ona bazı sınırlamalar koymak gerekecek, o da bunlara direnecektir. Bu sınırlamalar bebeğe disiplin ve bazı olumlu alışkanlıklar kazandırsa da, ondan yapabileceğinden fazlasını istememek gerekir.