YENİDOĞAN TARAMA TESTLERİ

YENİDOĞAN TARAMA TESTLERİ

Yenidoğan döneminde yapılacak birkaç test ile önlenebilir bir grup hastalığın erken tanı ve tedavisi mümkün olmaktadır. Bebeğin topuğundan alınan birkaç damla kan, işitme testi ve kalça ultrasonu minik meleklerin hayatını değiştirebilir. Yenidoğanlara yapılacak bu testler, bebekken tanısı ve tedavisi çok kolay olan pek çok ciddi hastalığın ilerlemesini önlediği gibi, bebek ölümlerinin azalması açısından da büyük önem taşıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın her yenidoğan bebekten istediği üç test, “fenilketonüri, TSH ve biotinidaz taraması” çok önemlidir ve mutlaka yapılması gereklidir.

Fenilketonüri, doğumsal metabolik bir hastalıktır ve teşhis ve tedavisi oldukça kolaydır. Merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalıktır. Bebeğin beslenmesine dikkat edilerek, gıda ile aldığı fenilanin miktarı azaltılır ve bu maddeler normal sınırlara geldiğinde bebek sağlığına kavuşur.

TSH ölçülerek, bebeğin tiroid bezinin sağlıklı çalışıp çalışmadığı kontrol edilir. Hipotiroidi denilen tiroid hormonunun yetersizliği de nöromotor gelişimini etkilediği için testin mutlaka yapılması gerekir.

Biotinidaz ise  bir enzimdir. Eksikliği zekâ geriliğinden,  işitme kaybına ve göz sinirlerinin yeterince gelişememesine kadar birçok soruna yol açabilir. Biotinidaz eksikliği ilaçla tedavi edilebilir.

Taramada örnek alma zamanı oldukça önemli bir konudur. Sağlık Bakanlığı, her bebekten eksiksiz olarak kan alınabilmesi için hastaneden taburcu olmadan önce testlerin yapılmasını ister. Ancak test yapılmadan önce yeterince beslenemeyen bebeklerde yanlış sonuç çıkma ihtimali yüksektir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, bebekler 10 gününü doldurunca ikinci kez testin tekrarlanmasını ister.

Bu üç testte de bebekten kan almak için en uygun dönem, üçüncü ve beşinci gün arası olarak kabul ediliyor.

Metabolik hastalıklarda  ise kan şekeri düşüklüğü, nöbet, anormal ter ve idrar kokusu, kas tonusu değişiklikleri ve ciddi enfeksiyonlar görülür ve hemen hekime başvurulmalıdır.

 

Yenidoğan dönemindeki önemli testlerden biri de kalça çıkığının saptanması için yapılan ultrasondur. Çocuk ortopedistinin yanı sıra bu ölçüleri almayı iyi bilen bir radyolog da testi yapabiliyor. Kalça ultrasonunda en doğru sonuç için testin, riski olan bebeklerde ilk haftada, diğerlerinde bir ayını doldurunca yapılması gerekiyor. İkiz gebeliklerde, ailede benzer öyküsü olanlarda, makat geliş doğumlarda kalça çıkığı riskinin arttığı biliniyor.

Çocuk doktorlarının rutin muayenesinde kalça çıkığı testlerinin yapılması gerekir. Ancak muayene ile her zaman gelişimsel kalça bozukluğu tespit edilemeyebilir. Bu aşamada da ölçümlerin önemi ortaya çıkıyor. Kalça çıkığı teşhisi konulan bebeklere, kalça kemiğinin yuvasında kalmasını sağlayan özel bandajlar takılıyor. Böylece ileride ortopedik ve psikolojik sorunlara yol açabilecek durumlar baştan engellenmiş oluyor.

 

İşitme testi de Sağlık Bakanlığı kararıyla standart olarak uygulanan bir testtir. Test için en uygun zaman,  bebeğin 48 saatlik olduğu zamandır. Bu nedenle testin taburculuktan önce yapılması planlanır. Tercihen bir odiolog (işitme testi uzmanı) ya da bu konuda eğitimli bir hemşireyle birlikte yapılan testte, cihazın hassasiyeti kadar yapan kişinin deneyimi de önemlidir. Test sırasında, sessiz bir ortamda, kulaklarının içine verilen ses dalgasına bebeğin verdiği tepki ölçülüyor.